Uygulamada, aile bireyleri arasında özellikle ebeveyn ile çocuk arasında, herhangi bir yazılı sözleşme yapılmaksızın taşınmaz kullanımına sıkça rastlanmaktadır. Bu tür kullanımlar çoğu zaman uzun yıllar boyunca sorunsuz devam etmekte; ancak taraflar arasındaki ilişkinin bozulması veya mülkiyet hakkının geri alınmak istenmesi halinde ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli ve E.2025/543, K.2025/4931 sayılı kararı, aile içi rızaya dayalı taşınmaz kullanımının hangi anda haksız hale geleceği ve ihtarnamenin ecrimisil talebi bakımından hukuki sonuçları açısından önemli tespitler içermektedir.
Somut olayda, davacı baba; maliki olduğu taşınmazın davalı oğlu tarafından yaklaşık 23 yıldır kullanıldığını, yapılan ihtara rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı ise uzun yıllar boyunca davacının yanında çalıştığını, dava konusu taşınmazın kendisine 'bu ev senin' denilerek verildiğini, taşınmazda önemli tadilat ve masraflar yaptığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi; taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunu, davalının kullanımını haklı kılan bir hukuki sebep bulunmadığını, rızanın ihtar ile sona erdiğini kabul etmiş; ancak ihtarnamede açık bir ecrimisil talebi bulunmadığı gerekçesiyle ecrimisil istemini reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ise ihtarnamede taşınmazın kira sözleşmesi olmaksızın ve bedelsiz kullanıldığının belirtilmiş olmasının ecrimisil talebini de kapsadığı sonucuna varmış ve sınırlı dönem için ecrimisile hükmetmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
Kararda; aile bireyleri arasında taşınmaz kullanımının rıza ilişkisine dayanabileceği, bu rızanın tek taraflı irade açıklamasıyla geri alınabileceği, rızanın sona erdirilmesinden sonra kullanımın haksız hale geleceği ve ihtarnamede ecrimisil kelimesi açıkça yer almasa dahi ecrimisil talebinin mümkün olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Karar, aile içi taşınmaz uyuşmazlıklarında ihtarnamenin belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Uzun süreli kullanımın kazanılmış hak doğurmayacağı, doğru içerikte gönderilen ihtarnamenin ecrimisil taleplerine dayanak oluşturacağı kabul edilmiştir.
İncelenen Yargıtay kararı, mülkiyet hakkının aile ilişkileri karşısındaki üstünlüğünü teyit eden, uygulamacılar açısından yol gösterici nitelikte bir içtihattır. Aile içi taşınmaz uyuşmazlıklarında ihtarname, dava sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak önemini korumaktadır.
Anahtar Kelimeler: Ecrimisil, el atmanın önlenmesi, aile içi taşınmaz kullanımı, ihtarname, mülkiyet hakkı
Arabulucu Av. Ceren Yılmaz Hyung
CYH Hukuk ve Arabuluculuk - Avukat Ceren YILMAZ HYUNG
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.