Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların mahkeme yargılamasına gitmeden, tarafsız bir üçüncü kişi eşliğinde ve taraf iradesine dayalı olarak çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Türkiye’de arabuluculuk kurumu, özellikle son on yıl içerisinde önemli bir gelişim göstermiş ve yargı sisteminin önemli bir parçası haline gelmiştir.
Türkiye’de arabuluculuk, 22 Haziran 2012 tarihinde kabul edilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile kurumsal bir yapıya kavuşmuştur. Bu kanun ile birlikte arabuluculuğun temel ilkeleri belirlenmiş, arabulucuların eğitimi ve sicil sistemi oluşturulmuş ve arabuluculuk anlaşma belgesinin hukuki niteliği düzenlenmiştir. Bu dönemde arabuluculuk ihtiyari bir yöntem olarak uygulanmıştır.
1 Ocak 2018 itibarıyla iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğa başvuru dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenleme ile birlikte taraflar dava açmadan önce arabulucuya başvurmakla yükümlü kılınmıştır. Böylece arabuluculuk uygulaması daha yaygın ve sistematik bir nitelik kazanmıştır.
2019 yılında ticari uyuşmazlıklarda, 2020 yılında ise tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulaması yürürlüğe girmiştir. Daha sonraki süreçte kira uyuşmazlıkları gibi alanlarda da arabuluculuk dava şartı kapsamına alınmıştır.
Türkiye’de arabuluculuk, 2012 yılında yasal altyapısının oluşturulmasından itibaren aşamalı olarak gelişmiş; 2018 sonrası dava şartı uygulamaları ile birlikte hukuk sistemimizin merkezine yerleşmiştir.11.02.2026
Arabulucu Av. Ceren YILMAZ HYUNG
CYH Hukuk ve Arabuluculuk - Avukat Ceren YILMAZ HYUNG
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır. Reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.